Kutsal Kase

Derneğin malzemelerini saklayacağı bir deposu olmadığı için genelde görev alan ve ayırabileceği uygun depolama alanı olan üyeler malzemelere ev sahipliği yapıyorlar. “Kimde ne var?” sorusunun yanıtı için göreve geldiğimizde bir envanter çalışması yapmamız gerekti. Hala ulaşamadığımız bir üyeyi saymazsak, o maratonu başarıyla tamamladığımızı umuyoruz. Bu çalışmalar kapsamında stand çalışma grubunda geçen dönem ağır yük taşıyanlardan Ümit Bozkır, elindeki dernek malzemelerinin bir sayımını yaptı geçtiğimiz ay.

Malzeme listesinde bir adet “para kasesi” gözüküyordu. Doruk’un gözüne takıldı hemen, bu yuvarlak mı sorusuna aldığı “evet” yanıtı üzerine uygun bir zamanında Ümit’in evine en yakın yönetim kurulu üyesi olan Hakan’ın ofisine bırakmasını rica etti. Ümit buna anlam veremediyse de, “tamam” dedi. Doruk niye anlam veremediğine anlam veremedi ama “kase” gelsin de, önemli olan o diye düşündü.

Ümit elindeki CD’leri kargoladıktan sonra faturası ile beraber kutsal kaseyi Hakan’a teslim etti. Bu sefer Hakan da “yav gerçekten biz bunu niye istedik” diye düşünmeye başladı. Çünkü bu “kutsal kase” Paşabahçe ürünü küçük bir cam şekerlik çıktı.

Türkçe karakterlerden arınmış yazışmanın azizliği, bir taraf para “kaşesi” (derneğin kaşeleri yuvarlak damga biçiminde oluyor, resmi evraklarda kullanılıyor) anlarken diğer taraf gerçekten bir kâseden bahsediyordu :-/

29 Eylül 2008

Posted In: Yk