Klavyeden Duman Tütüyor

Derneğin yönetim kurulu 7 kişiden oluşuyor. Her bir yönetim kurulu üyesinin farklı bir yaşamı var. Haftaiçi günlerde (hatta bazılarımız Cumartesi de) gündüzleri çalışıyor oluyoruz, arta kalan boş zamanların çoğunu ailelerimize ayırmamız gerekiyor. Aynı şehirde olanların bile günlük hayat koşturusu içerisinde yüzyüze görüşmeleri çoğu zaman mümkün olmuyor. Denk gelenler görüşüyorlar (yemeek!) ama genel kurul sonrasında ayak üstü yaptığımız 5 dakikalık görüşmeyi saymazsak henüz 7 kişi tam kadro beraber toplantı yapma fırsatımız hiç olmadı.

Peki yüzyüze görüşme fırsatı olmayan 7 kişi nasıl oluyor da tartışıp, bir fikir birliğine varıp bir derneği yönetebiliyor?

“Internet”, daha da net olarak “e-posta” ile. Genel kurul sonrasında, plansız biçimde yönetime seçilmemizin ardından, aramızda hızlıca konuşup (Alper’i İstanbul’a götürecek araç kalkacaktı) kendimize gelmeye çalışırken birbirimize sorduğumuz en önemli soru “Her gün düzenli e-posta okuyabiliyoruz hepimiz değil mi?” idi. İlk iki günün sonunda ise Shane’in ağzından şu kelimeler döküldü : “Klavyelerimizden dumanlar tütüyor”.

Geçen 3 aya geri dönüp baktığımızda, yönetim kurulunun e-posta listesinde her gün ortalama 40 (yazı ile kırk) e-posta döndüğünü görüyoruz. Ortalama olduğu düşünülürse durum daha da vahim, daha yüksek olduğu günler de var yani. Üstelik buna şu anda fiilen yönetim kurulunun yürüttüğü “üye işleri” (yeni üye kabulü, aidat sorgulanması, vs) ya da diğer dernek listeleri dahil değil. Şöyle düşünün; 9 günlüğüne bilgisayardan uzak bir tatile gitseniz, bir yönetim kurulu üyesi olarak okuyup gerekiyorsa fikir belirtmeniz gereken 360 tane mesaj dönüşte sizi bekliyor oluyor :). Geçen 3 ayın tatil dönemi olduğunu ve yönetim kurulu üyelerinin dönem dönem tatile gittiğini düşünürseniz, tatil dönüşü yaşadıkları şoku kafanızda canlandırabilirsiniz.

Dernekte bir yönetim kurulu üyesinin günü nasıl geçiyor diye düşünüyorsanız, yanıtı çok basit aslında, e-posta okuyup/yazarak 🙂

28 Eylül 2008

Posted In: Yk