Sunucuları üçleme macerasının mutlu sonu

Bundan bir hafta önce duyurduğumuz gibi dernek üyelerimizin bağışları ile sunucu olabilecek parçalarımız olmuştu. Eksik parçaları da tamamladık. Geriye bunlardan yemek yapmak kalmıştı. Öncelikle yeni sunucumuzun özelliklerini belirtelim:

Anakart: Gigabyte M68SM-S2L GF7025/DDR2 S+V+GL+RAID+16X 940pin
İşlemci: AMD Athlon64 X2 4600+
Bellek: Şimdilik 1 GB, bayram sonrası 4 GB DDR2-800 veya 1066
Sabit disk: 2 adet Seagate 1 Terabyte 7200 rpm 32 MB NCQ model:ST31000340AS
Kasa: Asus TA-D52 350w PSU

Tüm parçalar bir arada

Parçaların tümü Uygun Teknoloji‘ye ulaşmıştı. Bunun üzerine hafta içi Alper Oğuz Uygun Teknoloji’ye uğrayarak yeni sunucuyu toplama ve Linux kurma görevini üstlendi.

İlk gün sunucu fiziksel olarak toplandı. İlk açılışta anakart uzun uzun öterek bir RAM arızasını işaret edince ram modüllerinden birinin arızalı olduğu anlaşıldı. Bu nedenle kuruluma 1 GB olan tek modül ile devam edildi. 2 adet SATA2 arabirimli 1 Terabyte diski 1.5 Gb/s hızla sınırlayan jumper son anda fark edildi ve sökülerek disklerin SATA2 yani 3 Gbit/s standardında çalışması sağlandı.

Diskler

Kasa içindeki sıcak havayı dışarı atmak için arka tarafta 12 cm’lik güzel bir fan var. Ön yüzdeki hava girişlerinin orada da boş yeri var. Önceden ayarlayabilseydik aynısından takılabilir ve disklere daha fazla hava vurması sağlanabilirdi.

CPU ve fanlar

Diskleri raid çipinin BIOS’unda RAID-1 dizisi olarak tanımladık ve diziyi oluşturduk.

RAID

İşlemcimiz AMD64 komut setini desteklediğinden sunucu ekibimizce Centos’un x86_64 sürümü tercih edilmişti. Sunucularımız yeni yapıda aslen sadece sanal sunuculara ev sahipliği yapacağından kapsamlı bir dağıtıma gereksinim duymuyordu. Bu nedenle sadece temel sistemi kurma amacıyla ilk gün Centos x86_64 netinstall CD’sinden sistem açıldı ve LKD ftp sunucusundan ilgili dizin gösterildi. Bu aşamada kurulum programı sürüm uyuşmazlığı hatası verdi. Birkaç denemeden sonra kurulum dizini olarak /os/x86_64 yerine /os/i386 gösterilince ilginç bir şekilde kurulum devam etmişti. Ancak açılışta kernel panic alınınca, saatin de ilerlemiş olması nedeniyle Linux kurulumu başka bir güne ertelendi.

Sonraki gün Alper yine aynı dağıtım/sürüm, fakat bu sefer netinstall’a güvenmeden 1’den 4’e kadar ISO’ları CD’lere yazmış ve yanına “her ihtimale karşı” diyerek debian-40r4a-etchnhalf-amd64-netinst.iso yazılmış CD’yi yedekte tutarak tekrar Uygun Teknoloji’nin yolunu tuttu. Maslak’tan Beşiktaş’a 1 saat 50 dakikada ulaşmasına neden olan yerleri ıslatamayacak güçteki su damlaları da onu yolundan alıkoyamadı ve bu sefer Centos kurulumu başarılı bir şekilde sonuçlandı. Asıl korkulan ve cebelleşme beklenen raid modülü hiç sorun çıkarmadı ve raid aygıtı çekirdek tarafından /dev/mapper/nvidia_ddgjeehbp gibi ilginç bir isimlendirme ile görüldü.

Centos login

İleride gereksinimlerin değişebileceği göz önüne alınarak /boot dışındaki tüm disk bölümleri LVM’de VG olarak yaratıldı (swap dahil). hdparm -t ile hız testi yapıldığında 72 MB/s değeri alındı.

Tam kurulumun başarılı bir şekilde sonuçlanmış ve makinenin hata vermeden açılması nedeniyle rahat bir nefes almışken, konsolda kendi kendine yanıp sönen imleç bunu bırakıp birden IRQ 15 üzerine bazı hatalar ve trace verince hemen diğer bir yönetim kurulu üyesi Onur Küçük “imdat” denerek arandı ve 5-10 dakikalık bir telefon konuşması sonrası yapılan denemelerle Grub/menu.lst’deki kernel parametrelerine pci=nomsi nolapic eklenerek sorun çözüldü.

Yeni sunucu ile vedalaşmadan önce memtest86’dan geçirildi. Onur Küçük’ün irq sorunu varsa görebilmek için önerdiği USB diskten dosya kopyalama, aynı anda sabit diskteki büyükçe birkaç dosyanın md5sum’ını çıkarma, büyük birkaç dizini tar.gz ve tar.bz2’leme gibi birkaç işlemin badiresiz atlatılmasından sonra, son bir hatıra fotoğrafı alındı ve Ankara’ya gitmek üzere paketlendi:

Kasa içi

Sunucunun bayram öncesine yetişeceği belli olunca Ankara’da da bir hareketlenme başladı, Volkan KVM modüllerini Cuma günü alelacele Doruk’a ulaştırdı. Kargoyu bu sabah kargo firmasından Doruk ve Didem Kamoy gidip aldılar (adrese teslim gelmesi öğleni bulacaktı), 3m’lik bir de hazır ağ kablosu aldıktan sonra alet çantası ile beraber Bilkent’e doğru yollandılar.

Akgül Hoca’yı da lojmandan aldıktan sonra in-cin top oynayan yerlerden geçerek (9 günlük tatil etkisi) sunucu odasına ulaştılar. Paketler açıldı, kablolar takıldı.

Telefon parola desteği alındı, her şey kutudan çıktığı gibi çalıştı. Alet çantasını açmaya gerek olmadı. Daha önce “siyah sunucu”, “beyaz sunucu” diye tarif edilebilirken artık üçleyince numaralandırmak daha akılcı bir hal aldı. Etiketlerin üzerine “LKD-1”, “LKD-2”, “LKD-3” yazarak sunucuları kronolojik olarak numaralandırdılar.

Sonra Bilkent ağ yöneticilerinin yolunu tuttular, orada nöbet tutan Can Uğur Ayfer’i buldular. O da derneğin yeni sunucusuna Bilkent dışından erişilebilmesi için gerekli servis portlarını açtı.

Sistem yöneticilerimizin 9 günlük tatil öncesi yeni bir oyuncakları oldu 🙂

27 Eylül 2008

Posted In: Yk