Özgür Yazılım Popüler Bilim Dergisi’nde

Toplumun her kesiminin anlayacağı bir dille bilimi 15 yıldır okurlarına aktaran Popüler Bilim Dergisi derneğimizle bağlantı kurarak gelecek sayısında Linux ve özgür yazılımlara yer vermek istediğini belirtti.

Dernek üyelerimizden Bora Güngören, dergide yayınlanmak üzere özgür yazılımın tarihçesini ve son kullanıcı için kullanım alanlarını anlatacak 3 sayfalık bir yazı hazırlıyor.

14 Temmuz 2008

Posted In: Yk

Yine Yeniden "Birlikte Çalışılabilirlik Raporu"

ÖNCEKİ BÖLÜMÜN ÖZETİ

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), e-Dönüşüm Türkiye Projesi Kısa Dönem Eylem Planı (KDEP) kapsamında birlikte çalışılabilirlik (interoperability) esaslarının belirlenmesi ve bu konuda bir rehber yayınlanması için bir çalışma başlattı.

DPT’nin Bilgi Toplumu Dairesi’nin koordinasyonunda yapılan çalışmada, çeşitli kamu kurumlarından kişiler çağrılarak bir komisyon oluşturuldu. Derneğimizin o dönemki genel sekreteri Türker Gülüm de, çalıştığı kurum olan TÜBİTAK adına o toplantılara katıldı. TÜBİTAK’taki görevinden ayrıldıktan sonra da, üyesi olduğu sivil toplum kuruluşları TBD ve LKD adına toplantılara ve yazışmalara katılmaya devam etti.

Birlikte Çalışılabilirlik Rehberi’nin ilk sürümü 5 Ağustos 2005’te resmi gazetede başbakanlık genelgesi olarak yayınlandı ve yürürlüğe girdi.

Rehber ile kamu kurum ve kuruluşlarının bilgi alışverişinde daha etkin olmasını sağlayacak ortak standartların belirlenmesi ve böylece birlikte çalışılabilirliği sağlamak amaçlanıyor.

Kısa vadede bilişim altyapılarını yeni kuran kurumların, bu altyapılarının standartlara uyması hedeflenirken; uzun vadede bilgi teknolojisi altyapısı standartlarına uymayan kamu kurumlarının da, altyapılarını uyumlulaştırmasının sağlanması hedefleniyor.

Daha detaylı bilgi için, rehberin yayınlanmasının ardından Türker Gülüm’ün derneğin o dönemki elektronik dergisi Penguence’ye yazdığı yazıyı okuyabilirsiniz.

Gelişmeleri aktif takip etmeyen birçoğumuz bu çalışmanın burada kapandığını sanıyorduk.

Gerek ilk sürümdeki yazım hatalarının düzeltilmesi, gerek coğrafi bilgi sistemleri (GIS) konusundaki gereksinimleri tam karşılamaması, gerek güvenlik standartlarının değişmesi, gerekse gelişen teknolojiye ayak uydurulması için rehberin revize edilmesi yoluna gidildi. Zaten baştan beri “yaşayan” bir belge olması düşünülmüştü.

Bu süreçte de, tıpkı ilk rehberde olduğu gibi derneğimizin o dönemki genel sekreteri Türker Gülüm dernek adına aktif olarak çalıştı. Dernek üyelerimizden komisyonda (kendi kurumları adına) görev alanlar da oldu. Kilolarca e-posta yazışması yapıldı. Ancak tüm çabalara karşın alt komisyon raporları hiçe sayılarak rapora son aşamada bazı eklemeler yapılması engellenemedi.

YENİ BÖLÜM

Dün Devlet Planlama Teşkilatı, Birlikte Çalışılabilirlik Rehberi’nin ikinci sürümünün taslağını yayınlamış durumda. Bu taslak toplumun eleştirilerini bekliyor.

Rehberin esas can alıcı kısmı “Dosya Değişimi” bölümü. Dernek olarak buraya kapalı/belirsiz dosya biçimlerinin girmesini engellememiz gerekiyor. Kamuya iş yapan birçok firmanın gözü bu çalışmanın üzerinde, sürekli aradan delik bulup kendi özel dosya biçimlerini ekletmeye çalışıyorlar.

Biz de dernek olarak bu taslağı en ince ayrıntısına kadar inceleyip, olası hatalarını bulup, bunları resmi bir yazı haline getirip DPT’ye derneğin resmi görüşü olarak bildirmek için çalışmalara başlıyoruz. Zaman çok yok, iki hafta içinde yazının hazırlanması ve DPT’ye iletilmesi gerekiyor.

12 Temmuz 2008

Posted In: Yk

Valilikte Evrak İşlemleri (2. Raunt)

Salı günü boyumuzun ölçüsünü aldıktan sonra, bu sefer iyi hazırlandık 🙂

Hakan Uygun, denetleme kurulu asil üyelerinden ve yedeklerinden kimlik bilgilerini toparlayarak daha önce hazırladığı genel kurul seçim bildirimine ekledi. Genel kurulda divan kurulu üyeliği yapan Cenk Atay, divan kurulu raporuna son rötuşlarını yaparak çıktısını aldı ve divan kurulu başkanı Ertan Barut ile diğer divan kurulu üyesi Efe Çiftçi’ye raporu imzalattı. Serdar Dalgıç ise eski tüzükle yeni tüzük arasındaki farkları tüzük üzerinde işaretledi.

Tüm bunlar olurken, tüzüğü inceleyen Recep Kırmızı 6.2 ile 6.4 arasındaki 6.3 maddesinin yerinde olmadığını farketti. İşin ilginci eski tüzükte de yok gözüküyordu. Bir saate yakın yaşanan ufak çaplı paniği Türker Gülüm kolayca çözdü — 6.3 başlığı koyultulmamış ve arada boşluk eksikliğinden 6.2’ye birleştiği için farkedilmiyordu. Büyük bir rahatlama ve sakinleşme yaşandı — tekrar tüzük basılması gerekse o imzalar nasıl tamamlanırdı tekrar…

Bugün tam donanımlı olarak dernekler masasına gidince işimiz 5 dakika bile sürmedi. Evraklarımızı teslim ettik, bir genel kurul koşturusunun daha çoğu böylece bitmiş oldu. Geriye sadece yeni tüzüğün onaylı halini almak için 10 gün sonra tekrar dernekler masasına gitmek kaldı.

11 Temmuz 2008

Posted In: Yk

"Özgür Kitap" Anadolu Ajansı’nda

Dernek üyelerimizden M. Ali Vardar’ın geçen hafta internet üzerinden özgür bir lisansla dağıtmaya başladığı “Açık Kodlu Uygulama Geliştirme Araçları” kitabına ilgi artarak büyüyor. Bir hafta içinde 4000’den fazla kez indirilen kitap, şimdiden yazarın eski basılmış kitaplarından daha büyük bir kitleye ulaşmış durumda.

Bugün 13:42’de Anadolu Ajansı bu özgür kitabı, Türkiye’deki tüm basın-yayın kuruluşlarına aşağıdaki haber ile duyurdu :

===============================================

-LKD’DEN ÜCRETSİZ KİTAP
-LKD ÜYESİ VARDAR, ”AÇIK KODLU YAZILIM GELİŞTİRME ARAÇLARI” İSİMLİ KİTABIYLA, İŞLETİM SİSTEMİ YAZMAK İSTEYENLERE İPUÇLARI VERİYOR

ANKARA (A.A) – 10.07.2008 – Linux Kullanıcıları Derneği (LKD) üyesi yazar Ali Vardar, ”Açık Kodlu Yazılım Geliştirme Araçları” isimli kitabıyla, işletim sistemi yazmak isteyenlere ipuçları veriyor.

Vardar, ”http://www.linuxprogramlama.com/documents/acikkodlugelistirme.pdf” internet adresinden indirilebilen 145 sayfalık kitapta, Linux veya Unix işletim sistemi ile tanışmış, C bilgisayar programlama dilini bilen kişilere, Linux ve Unix sistemlerinde özgürce kullanılabilecek açık kaynak kodlu yazılım geliştirme araçlarını tanıtarak, kullanım örnekleri veriyor.

Vardar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, örneklerin C dilinde verildiğini ancak bu dili öğretme amacı taşımadığını belirtti.

Tanıtılan açık kodlu yazılımların tümünün GPL veya BSD lisanslı olduğunu ve kitabın bu iki özgür yazılım lisanının Türkçe çevirilerini de içerdiğini kaydeden Vardar, ”Kitap, Linux veya Unix altında tümüyle açık kodlu yazılım geliştirme araçları kullanarak bir proje gerçekleştirmek için gereken editörden derleyiciye, hatadan arındırma araçlarından paketleme araçlarına kadar tüm yelpazeyi örneklerle tanıtmakta” dedi.

Ali Vardar, internetten ücretsiz temin edilen kitap için LKD’ye bağış yapılmasını istedi.

(CÜN-SKA)

===============================================

10 Temmuz 2008

Posted In: Yk

Valilikte Evrak İşlemleri (1. Raunt)

Evraklar hazırlandı; dün (Salı günü) geçen dönemki yönetimden Türker Gülüm ve Mustafa Bodur, mevcut yönetimden Doruk Fişek Ulus’taki Ankara Valiliği’nde bulunan dernekler masasına gitmek üzere buluştular. Ama eski döneme ait evrakların kontrol çalışmalarının uzaması nedeniyle bir saatlik bir gecikmeyle, ancak devlet dairelerinin öğle tatilinin başlamasına 15 dakika kala yürüyüşe geçebildiler.

Bir anda evrakların birinde imza eksiği olduğu hatırlanınca, bulunan ilk gölge ve sert yüzeyde hemen o eksik tamamlandı :

Daha sonra farkettik ki, bu gölge herhangi bir gölge değil. 1646 yıllık tarihi bir anıtın gölgesine sığınmışız :

Sonunda öğle arasına 10 dakika kala Ankara Valiliği’nin kapısından girdik :

Koşturarak dernekler masasının olduğu odaya girdik. Eksik imza, damgalar basıldı. Yetki belgeleri için Doruk Fişek hızla yetki belgesi onaylama odasına gitti. 11:59’da kapısından girilen yetki onay odasındaki görevli 3×3 onay belgesini öğle tatiline 1 dakika kalmış olmasına rağmen “şimdi git, öğleden sonra gel” demeden evraka girdi ve onayladı.

Her şey bu kadar yolunda gitmedi ne yazık ki. Divan kurulu raporunu Doruk Türker’in, Türker de Doruk’un divan kurulundan aldığını zannediyormuş. Üstüne üstlük toy yeni yönetim olarak “Genel Kurul Sonuç Bildirimi“ne denetleme kurulu üyeleri ve yedeklerini yazmayı düşünmemişiz. Yetmedi, bizden hem eski dernek tüzüğünün çıktısını, hem de yeni dernek tüzüğünde değişen yerlerin sarı bir kalemle vurgulanmasını istediler.

Kısaca elde yeni yetki belgeleri ama yapılamamış bir genel kurul bildirimiyle ve tüzük değişikliği ile kös kös valilikten ayrıldık. “Gene gelecek ben” derken, bir taraftan da Matrix filminden bir sahne ile kendimi avutuyordum — “herkes ilk seferinde düşer”.

Eh, üç penguen bir araya gelip de acelesi kalmayınca, kaçınılmaz son gerçekleşti, kendimizi lezzetli yemekler yiyip sohbet ederken bulduk :

09 Temmuz 2008

Posted In: Yk

Büyük gün öncesi son hazırlıklar

Geçen dönemki genel sekreterimiz Türker Gülüm’den beklediğimiz yeşil ışık geldi, Salı günü valiliğe gidiyoruz. Tüzük değişikliğinin ve genel kurulun bildirimini yapacak, eski yönetimin yetki belgelerini teslim edip kendi yetki belgelerimizi onaylatacağız. Böylece artık dernekle ilgili resmi işlemleri yapabilir hale geleceğiz.

Bununla ilgili eksikleri toplamak için eğrisi doğrusunu denk geldi; hem Doruk Fişek, hem Shane Shields, hem de Volkan Evrin aynı zaman diliminde işyerlerinin Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan ofislerindeydi. Pazartesi, saat 14:30 civarında herkes toplandı.

Önce Shane “tüzük değişikliği için 55 imza da sen at” kampanyasına katıldı :

Sonra Volkan önceden çıktısını alıp hazırladığı yetki belgelerinin bir taraftan fotoğraflarını zımbalarken, Doruk da altlarını imzaladı.

Her mecaz hem gerçek anlamıyla “bitse de gitsek…”

07 Temmuz 2008

Posted In: Yk

Huzurlarınızda : PK 500!

Derneğe resmi evrak göndermiş olan herhangi biri için PK 500 Yenişehir – Ankara birçok anlam ifade edebiliyor. Fotoğrafınızı, üyelik formunuzu, dekontunuzu ve daha nice evrakları o adrese göndermiş olabilirsiniz. Derneğin resmi yazışma adresi o.

Eski yönetim kurulundan devir teslim işlemleri sırasında “bu da PK 500’ün anahtarı” dediklerinde yüzüm ışıldadı. Yenişehir postanesinin nerede olduğunu biliyordum, defalarca önünden geçmiştim ama hiç o efsanevi posta kutusunun nası bişi olduğunu bilmiyordum. Aslında o ana kadar böyle bir merakım olduğunun bile farkında değildim. Her hafta gidip kontrol etmeme imkan olmamasına karşın yakın zamanda o tarafa gideceğimi düşünerek anahtarı aldım.

Postaneden girdikten sonra, etrafa bakınıp soru sorabileceğim birini arandım. En uygun gözüken insanın kapısında “Müdür” yazmasından dolayı çekinip soramadım. Sonunda yemeğini yediği için önünde kimse olmayan bir görevliye posta kutularının yerini sordum, alt kata inin “Muharrem Bey’i” bulun dediler.

Aşağı indiğimde beklemediğim bir tabloyla karşılaştım (nasıl bişi bekliyorsam artık). Filmlerdeki özel banka kasaları gibi seri halinde enine ve boyuna yüzlerce posta kutusu…

Göz ucuyla görevliye baktım, bir başkası ile ilgileniyordu. Posta kutu numaralarına bakındım, ta taaam, 500 orada. Şimdi elimdeki anahtarı takınca bu açılacak değil mi dedim kendi kendime. Görevlinin işi bitecek gibi değil, açayım gitsin dedim. Açtım, içinde bir tane mektup.

Aldım mektubu, kutuyu kapattım, bir anda “taahhütlü gelen” evrakların teslim alın(a)ma(ma)sı öyküleri aklıma geldi, hmmm görevliye onu sormam gerekiyor demek ki dedim. Sıramı bekledim, PK 500’ü bekleyen bir evrak var mı dedim, görevli şüpheci gözlerle bakıp yok dedi (evet, Türker değilim, napcan şimdi). Ben de o tek mektubu çantama koyup koşar adım uzaklaştım.

Kafamda ise ezgiye eşlik eden şu sözler yükseliyordu : “Oradaa bir posta kutusu var uzakta… O posta kutusu bizim posta kutumuzdur”

05 Temmuz 2008

Posted In: Yk

Sponsor peşinde

Bir etkinlik bittiği zaman aslında etkinliğin organizasyon süreci bitmemiş oluyor. 20-21 Haziran’da yapılan Linux ve Özgür Yazılım Konferansı’nın üzerinden 10 gün geçmiş olmasına karşın, hala penguenler hesapları toparlıyor, bildiri/sunumları bir araya getirmeye çalışıyor, plaketleri sahiplerine teslim ediyor ve sponsorlardan ödeme almaya çalışıyor.

Sponsorlarla ilişkiler gerçekten özel ilgi istiyor. Her birinin kendi yoğurt yiyişi var. Özel bir form doldurmanızı isteyenler, belirli harcamalar direk kendilerine fatura edilmesini isteyenler, düzenli çalıştığı reklam firması üzerinden ödeme yapmak isteyenler ve daha niceleri. Olay onunla bittiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz, birçok yasal evrak gidip gelmesi gerekiyor — yasal evrakları sağlam olsun diye özel kargo ile gönderseniz bile ilgili kişinin eline geçmeyebiliyor, kurum içinde kaybedebiliyorlar. Sonra uğraş dur…

Araya reklam firmasi girmesi ayrı bir boyut açıyor, çünkü bir kurumla daha uğraşmak demek. İşlemleri büyük bir ciddiyetle yapanlar olduğu gibi; bazıları kendi nakit akışlarını dengelemek için sponsor firmadan parayı alıp, sizi aylarca oyalayıp, derneği hem yasal hem mali açıdan zor duruma sokabiliyorlar.

Kısaca ne ararsanız var 🙂

Çarşamba günü derneğimizde geçen dönem yönetim kurulu üyeliği yapan Sinan Alyürük ile yeni dönem yönetim kurulu üyesi Doruk Fişek buluşarak, bir sponsorumuzdan ödeme almamızda yardımcı olacak penguen dostu bir firma ile görüşmeye gitti. “Kavuğu devretme” çalışmaları kapsamında, ilgili kişi ile tanışıldı. Genel olarak Linux dünyasından ve kendi kurumlarının Linux’a geçişlerinden konuşulurken, dernek üyelerimizden Murat Üstüntaş’ın da binada olduğunu ve üst katta sistemleriyle uğraşmakta olduğunu öğrendik. Sohbet onu da içine alarak genişledi.

Firmada işimiz bittikten sonra, beraber çıktık ve üçümüz “derneğin tarihi mekanları” serisine devam ederek Net Piknik’te bulduk kendimizi. 2-3 saat boyunca gerek dernekten, gerek özgür yazılımdan, gerek bilişim sektöründen, gerekse de hayattan konuştuk.

Peki tarihi mekanlığı nereden geliyor buranın?

Bundan tam 6 yıl önce, ilk yapılan Linux ve Özgür Yazılım Şenliği’nin üçüncü günü akşamı, pestili çıkmış organizasyon ekibinin çoğu eğlenmek için Net Piknik’e gitmişti. Ayrıntıları anlatmamıza gerek yok çünkü bu anıyı ölümsüzleştiren 17 dakikalık, “azkat” (az kesilmiş) bir amatör video kaydı bulunuyor.

04 Temmuz 2008

Posted In: Yk

Özgür Yazılımla ilgili bir Özgür Kitap :)

Derneğin genel kurul sonrası koşuşturması devam ederken, kutumuza dernek üyelerinden M. Ali Vardar’dan bir e-posta düştü. 2-3 yıldır fırsat buldukça yazdığı ve bitmesine az kalan “Açık Kodlu Uygulama Geliştirme Araçları” kitabından bahsediyordu. Önceki kitaplarında olduğu gibi Papatya Yayıncılık’ın kitabı basmak istediğini ancak kendisinin kitabının özgürce elektronik olarak dağıtılmasını istediğini söyledi. İnsanlardan kitabı beğenmeleri durumunda bağış yapmalarını istemeyi düşündüğünü söyleyerek, fikrimizi sordu.

Kitapların yayinevi kaygısından bağımsız hazırlanıp dağıtılabilmesi, çok daha fazla kişiye ulaşabilmesi ve baskısından bağımsız olarak ölümsüzleşebilmesi oldukça güzel bir yaklaşımdı. Başarılı olursak, kitap yazarları icin örnek bir model oluşturmuş oluruz diye düşündük.

Kendisine fikrini çok olumlu bulduğumuzu, seve seve elimizden gelen desteği vereceğimizi söyledik. Duyuru hazırlayalım, web reklamı (banner) yapalim, hatta belki bir ufak sayfa tasarlayalım gibi düşünceler kafada uçuşurken bir baktık ki dün “kitabım hazır” diyen bir e-posta geldi.

Hummalı bir koşuşturu başladı. Mahmut Sedat Eroğul kitabı indirip, inceleyerek bir duyuru metni hazırlamaya girişti. Ali Haydar Eroğlu ve son şenlik / konferans afişlerimizi tasarlayan Umuthan Uyar banner tasarımına girişti. Eski yönetimden güncel basın telefon/faks bilgilerini aldık.

Gün sonunda duyuru hazırdı. Dernek antetine duyuru yerleştirilerek basın kuruluşlarına ve haber merkezlerine fakslanmaya başlandı. E-posta ile gerek özgür yazılım camiasına, gerekse de bilişim teknolojileri ile ilgili çeşitli haber grupları / listelere duyuru gönderildi. Bugün öğlen saatlerinde ise ilk seri banner’lar hazırdı. www.linux.org.tr düzenlendi; Türkiye’de faaliyet gösteren irili-ufaklı özgür yazılım gruplarıyla bağlantı kurularak, sitelerine bu banner’lardan yerleştirmeleri, üyelerine duyurmaları rica edildi.

Artık top okurlarda… Kitabı beğenecekler mi? Yazarın bu cesur davranışını alkışlayacaklar mı? Yazara bağışta bulunarak, yayınevinden alacağı telif ücretinden belki daha fazlasını ona ulaştırabilecekler mi? Geri beslemeler ile kitabın daha da gelişmesini sağlayacaklar mı? Bu soruların yanıtlarını ilerleyen aylarda hep beraber öğreneceğiz.

03 Temmuz 2008

Posted In: Yk

Web kuzen web

Kameralarımız bu kez Ankara’da. Derneğin web çalışmalarından sorumlu Bahri, Volkan ve Doruk Bilkent’te bir yemekçide (ne kadar şaşırtıcı bir mekan seçimi!) derneğin web uygulamalarını masaya yatırdı.

Özellikle dernek iç web siteleri (intraneti) üzerine yoğunlaşan konuşmalar 2 saati aşkın bir süre devam etti. Yemek sonrası olayın bittiğini sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Otobüs bekleme ve sonra Kızılay’a yolculuk sırasında sohbet ikili olarak devam etti.

Tabii dünden devreden 165 imzayı unutmayalım, 55 daha gitti, 110 kaldı.

01 Temmuz 2008

Posted In: Yk